google plus   twitter    facebook  meditime bina

Reflü

Reflü

Reflü Nedir ?

Halk arasında Mide Reflüsü olarak bilinen Gastroözofageal reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülmektedir. Mide içeriği midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak barsağından mideye doğru safra geri akımı varsa mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli ve/veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten ve/veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur. Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen bir kapak mekanizması vardır. Reflü hastalarında en sık görülen özellik bu mekanizmanın gevşekliğidir. Bu durum sıklıkla mide gıtığı ile birlikte yaşanır. Mide boşalım bozukluğu yada bozulmuş yemek borusu hareketi bu hastalığı tetikleyen diğer nedenlerdir. Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını engelleyen iki mekanizma vardır.

1- Kelepçe Mekanizması: Mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını, kasların kelepçe gibi sıkmasıyla engeller.

2- Kapak mekanizması: Mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını kasların bir kapak gibi kapanmasıyla engeller.

Reflü şikayetleri nelerdir ?
Hastaların en sıklıkla başvurduğu şikayet mide yanmasıdır.
Bunun yanında göğüste yanma ve ekşime,
Ağıza gelen acı bir tat, Ağız kokusu,
Özellikle yemeklerden sonra ve tok karna yatıldığında geceleri rahatsız eden şişkinlik, geğirme ve boğulma hissi
Göğüste takılma ve sıkışma hissiyle birlikte kalbe baskı ve çarpıntı hissedilebilir.
Derin nefes almada güçlük çekilebilir.

Reflü tanısı nasıl Konulur ?

Reflü'yle ilgili yapılan bazı testler vardır. Bunlar;
* Endoskopik Muayene (Gastroskopi): Sıklıkla kullanılan ve en fazla bilgiyi sağlayan yöntemdir. Endoskopik muayene ile yemek borusuyla ilgili tahriş miktarını, mide kapağındaki gevşekliği, mide fıtığını, ayırıcı tanıya giren gastrit ve ülser gibi yakınmaların olup olmadığını teşhis edebiliriz. Her hastada mutlaka endoskopik muayene yapılmalıdır.

* Baryumlu Pasaj Grafisi: Bu yöntemle ilaçlı bir film çekiliyor ve yemek borusundan bu ilacın geçiş paterni gösteriliyor. Böylece yemek borusunun hareketiyle ilgili bir sorun olup olmadığı ortaya konmaktadır. X ışınları aracılığıyla bu filmin yemek borusundan mideye ve mideden onikiparmak barsağına boşalımı takip edilir.

* Manometri: Manometri yöntemi, yemek borusunun hareket paternini gösterir. Bu yöntemle burundan yerleştirilen bir kateter aracılığıyla yemek borusunun hareketi incelenir. Yemek borusunun oluşturduğu itici dalgaların gücünü ve ritmi saptanır.

* PH Metri: Bu yöntemde de burundan yerleştirilen bir kateter aracılığıyla yemek borusunun en son kısmındaki asit ve alkali reflüsü 24 saat süreyle ölçülür ve takip edilir.

Reflünün tedavisi nelerdir ?

Reflü tedavisinde 4 yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler Reflü'nün şiddetine ve ilerlemesine göre doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi ve endoskopik tedavi tip ve evrelerine göre hastalığın iyileştirilmesini sağlayan yöntemlerdir.

Yaşam şartlarında yapılacak düzenlemeler
Kişinin yaşamında yapacağı bazı düzenlemeler Reflü hastalığının ilerlemesini engelleyebilir ve kişiyi rahat ettirebilir. Bunlar;

* Yüksek yastık kullanmak: Yatarken vücudun üst kısmı ile başın yüksekte olmasını sağlayın. Bunun için yastık sayısını artırabilir veya yatağın baş kısmını yükseltebilirsiniz. 25-30 derece diklikte bir açıyla yatıldığında mide içeriğinin yemek borusu ve yutağa doğru yukarı kaçışı azalır.

* Yatmadan önce besin almamak: Yatmadan 2 saat önce besin almamaya özen gösterin. Midenin içeriğini boşaltma süresi takribi olarak 2-3 saattir. Boş bir mideyle yatmak reflü olasılığını en aza indirir. Bu nedenle yemeklerden sonra bir süre yatmayın ve uzanmayın.

* Sigara ve alkol kullanmamak: Sigara asit salgısını uyarıp mide kapakçık basıncını düşürerek reflünün artışına yol açar. Sigara ve alkol kullanmayın.

* Asitli içeceklerden uzak durmak: Kolalı içecekler, kahve, çikolata, yağlı, acılı, baharatlı yiyeceklerden kaçının. Asitli içecekler ve bu tür besinler, mide şikayetlerinin artmasında önemli rol oynarlar ve asit salgısını uyarıp mide kapakçık basıncını düşürerek reflünün artışına yol açarlar.

* Sağlıklı beslenmek: Sık öğünlerle az miktarda besin alın. Bir defada çok fazla yemek yerine, sık sık az miktarda yemeyi tercih edin. Fazla yemek mide içi basıncı artırdığından geri kaçışı şiddetlendirir.

* Dar kıyafetler giymemek: Karın bölgesini sıkan kıyafetlerden kaçınmalısınız. Kemerinizi çok sıkmamaya hatta mümkünse kemer kullanmamaya çalışın.

* Kilo vermek: Düzenli spor yaparak ve dengeli beslenerek fazla kilolarınızı vermeye çalışın. Kilolu insanlarda karın iç basıncı daha yüksek olduğundan reflü yakınmaları artabilir.

Op.Dr. İrfan Başpınar  I  Genel Cerrahi Uzmanı