google plus   twitter    facebook  meditime bina

Dahiliye

Dahiliye

HİPERTANSİYON NEDİR ?

Halk arasında tansiyon yükselmesi hastalığı denilen hipertansiyon kan basıncında meydana gelen yükselme olarak tanımlanır. Bu yükselme sinsi bir katil gibi davranır. Vücutta atardamarlarda, kalpte ve böbreklerde aterosklreoz denilen ve damar yapılanmasında bozulma ile karakterize sorunlara yol açar. Daha da ileri giderek halk arasıda inme dediğimiz çok ciddi beyin rahatsızlığına veya kalp atağına kadar giden büyük problemlere sebep olabilir. Hipertansiyon yavaş ve sinsice yıllarca belirti vermeden hastanın kalp, böbrek ve diğer damarlarına zarar verebilir. Toplumlarda hipertansiyona maruz kalma sıklığı yaşla beraber artar.

Tansionun normal değeri sistolik (büyük) < 120 mmHg (yani 12), diyastolik (küçük) < 80 mmHg (yani 8) dir. Sağlıklı kişilerde her ikiside bu değerlerin üzerine çıkmamalıdır.

GASTRİT

Mide mukozasının enflamasyonu gastrit mukozodaki hasarın şiddetine göre eroviz ya da noneroviz olarak sınıflandırılabilir. Ayrıca midede tutulan bölgeye göre de sınıflandırılabilir. Gastrit ayrıca histolojik açıdan enflamasyon hücresi tipine göre akut ya da kronik olarak da sınıflandırılabilir. Fizyopatolojiye tam olarak uygun bir sınıflandırma şeması yoktur. Büyük ölçüde örtüşme görülür. Akut gastritin özelliği antrum ve korpus mukozasında polimorf nüveli hücre infiltrasyonudur. Kronik gastritte bir derece artofi ya da metaplazi vardır. Daha çok antrumu tutar. Bunun sonucunda G hücreleri kaybı olur. Gastritin salgısı azalır. Korpusu tutarsa oksintik bezlerde kayıp olur.

DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI)

Yaygın olarak diyabet olarak bilinen Diyabetes Mellitus, pankreasa ait bir foksiyon bozukluğuna bağlı olarak gelişir. Karbonhidratların sindirilmesiyle glikoz adı verilen basit bir şeker açığa çıkar. Bu, kan dolaşımına katılır ve daha sonra enerjiye dönüştürülecek olduğu vücut hücrelerine gider. Pankreasta üretilen bir hormon olan insülin bu şekerin kandaki düzeyinin çok fazla yükselmesini önler.

Diyabetiklerde pankreasta insülin ya hiç yapılmaz ya da yetersiz düzeyde yapılır. İnsülin yokluğunda, kan glikoz düzeyleri anormal biçimde yükselir. Vücut glikozu ne kullanabilir ne de saklayabilir ve fazlası da bazı belirtilere yol açar. Başlıca iki tip diyabet vardır; insüline bağımlı olmayan diyabet ve insüline bağımlı diyabet.